| Arşiv

Yağmur Sümeyye Köysüren SSVD öyküsü

1. Merhaba bayanlar olur mu demeyin oluyor. Simdi sizlere sezeryan sonrası normal dogum hikayemi anlatayim. Ilk cocugumu 2012 yilinda sebebini bilmeden kontrole gittigim hastanede sezeryanla aldim kucağıma.  Sonrası agri sizi 20 gun yatak döşek yatmak vs vs. 2016 mayis ayinda hamile olgumu ogrendigim andan itibaren normal dogum istedim tabi icimden neden mi çünkü kesin bir kural var ilki sezeryansa hep sezeryan bir iki kisiye soyledim dalga gecer gibi baktilar. Tabi ben bu arada rastirmalara devam ettim.aslinda bu konuda en buyuk ve tek destekcim esimdi. Uzun arayislar sonucu nette Suphi beyin ismini gördüm bir ssvd grubunda dogum yaptirdigi birkac bayan hikayeisini yazmis icim kipir kıpır etti hemen esimle paylastim. Bu arada gebeligim 7.ayina gelmisti. Esimle konustuktan sonra yine netten Suphi beyin numarasini bulup aradim bir iki gun sonrasına randevu aldim. Ilk muayeneye esimle gittik. Muayenesi bile bir saatten fazla suruyor. Bilemiz gereken hatta gerekenden fazla bilgiyi tek tek usenmeden ve usanmadan anlattı doktorumuz. Ve beklenen an normal dogum yapabilirsin. Icimiz kipir kipir oldu tabi. Kontroller kontroller derken son aya girdik. Suphi bey herzaman inançlı hep guven veren tavrıyla bu dogumu yaptirabilecegini soyledi. Bu arada bebisimiz erkek ti ve inanilmaz hareketliydi. Son ayin ilk haftasi kontrolde bebegin ters durdugunu fakat yinede normal yapabilecegimi soyledi Suphi bey. Ikinci hafta kontrodle bas asagi döndüğünü ce isimizin daha kolay oldugu konusuldu. Fakat son hafta bebel tamamen yandi ve 40 hafta dolmak üzereydi.  Ama yinede azim ve inancla beklememizi soyledi doktorumuz ve bekledik. Ve son kontrol bebek kanalın yanina yerlesmis kanala girme ihtimali yüksek beklemeye devam. Kontrolden iki gun sonra Pazar sabahı 10 da sanciyla uyandim. Esim evde olmadigi icin aksama kadar cektim sancıyı gece sancilarim artinca doktorumuzu aradik hemen hastaneye gitmemizi soyledi . Hastaneye gittik nst ön islemler derken doktorumuz kurtaricimiz geldi. Gecenin bir yarisi deli gibi bagirip olrtaligi yikan ben ve bir o kadar sakin doktorumuz Suphi bey. Baska yerde olsam yemedigim laf kalmaazdi heralde malum devlet hastanelerinde gorulen muamele. Gece 12 de dogumahaneye girdik. Ikinci dogum ilki sezeryan ikinci normal ben agriya dayaniksiz. Doktor bey yine tam 12 den vurarak esiminde yanimda olmasi gerektigini düşünüp esimi dogumhanaye cagirdi ve esinin yaninda ol dedi daha bi rahatladim o zaman. Suphi bey de esimde bir an olsun inanclarini kaybetmeden yanimda oldular. Şükürler olsun ki dogum hizli ilerledi ve saat 3.18 de oglusumuzun kucagimiza aldik. Sonrasi bile inanilmaz ilgili taburcu oldugumuz ana kadar hep yanimda olan doktorumuz sabahi sabah etti bizimle . Olmaz demeden önce inanmak gerekiyor. Doktorumuz buna inandi ve  basardik. TEŞEKKÜRLER SUPHİ BEY.

Dr. Suphi Toprak ın yorumu: Ben de teşekkür ederim. Oldukça zor bir yapınız var. Yaşadıklarınız bu yapınızın üzerinde daha da derin izler bırakmış. Samimiyetiniz olmasaydı birlikte bu işi başaramazdık. Eşinizin katkıları da çok önemli. Bu yazıda sözünü etmediğiniz önemli bir ip ucu da benim sizin gebeliğinizin küçük olduğunu ispatlamam ve bu sayede sizi tahmini doğum tarihinin ötesine bekletebilmemdir. Halbuki siz bana gebeliğinizin son ayında geldiniz. Bu veri sizi benden önce takip eden hekimler tarafından bulunmalı ve belgelendirilmeliydi. Ben çok zorlandım ama hafiye gibi hesaplar yapıp , tüm eski belgelerinizi inceleyip, bir gebelik testi tarihinden bunu saptayabildim. İyi ki saptamışım çok kolay olacak bir doğuma bu sayede fırsat verebildim. Yoksa doğumunuz tıkır tıkır gelişti ve oldu. Ben sadece izledim. :)

 

Canan Karatay’a gebelik şekeri üzerine açık mektup

CANAN KARATAY A AÇIK MEKTUP

Saygıdeğer Dr Canan Karatay,

Uzun zamandır size ulaşmaya çalışıyorum. Kimi programlarınızda verilen telefonları aradım ama hiçbir şekilde açılmadılar. Benim işi gücü bırakıp medyada sizi takiple uğraştığımı zannetmeyin ama gebelere yönelik olarak “şeker yükleme testi yaptırmayın, kesinlikle zararlı, şeker hastası olursunuz, şeker doğrudan bebeğe gider, bebeğiniz şeker hastası olur” gibi ifadeler kullandığınızı fark ettiğim için arada kulak misafiri oluyorum.

Benim için yeni olmayan ancak çok dillendirilmeyen bazı doğruları topluma kendi üslubunuz ile duyurduğunuz için haklı ve yerinde bir bilinirlik kazandınız. Neydi bu doğrular? “Enerjinizi kolay tüketilir saf şekerlerden ve karbonhidratlardan almayın. Bunlar kolayca tüketildiği için kolayca acıkırsınız, o sebeple enerji sağlamak için şekeri değil yağı tercih edin” şeklinde basitçe söylenebilecek doğrular söylediniz. Yağları, kolesterolü öcü olmaktan çıkarttınız. “Hastalığı tedavi etmek değil hasta olmamaya çalışmak daha önemlidir” dediniz. Ben bu doğruları sizden öğrenmedim, bu doğrular hem benim kişisel yaşantımın hem de meslek yaşantımın temel doğruları arasındadırlar. O sebeple yukarıdaki belki kelimeler sizin kelimeleriniz olmayabilir ama özetle bunları anlattınız. Toplumumuzun doğal içgüdülerinde, geleneklerinde aslında var ama popüler bazı kaynakları kullanan kimilerince unutturulmaya çalıştırılan doğrulardı bunlar.

Ama bilinirliğiniz artıp televizyonlar sizi ekrana çıkartmak için kapınızı aşındırmaya başladıklarında sizi aşan bazı konulara da girmeye başladınız. Muayenehanemde o sıra açık olan televizyondan rastlansal olarak kulak misafiri olduğum bazı cümlelerinizi konu etmek istiyorum. Cümlelerinizin bazıları: 1) “Şeker yükleme testi yaptırdınız. Bitti, gitti, şeker hastası oldunuz”; 2) “Şeker yükleme testinde verilen şeker doğrudan bebeğe gider”; 3) “şeker yükleme testi yaptırırsanız bebeğiniz şeker hastası olur”; 4) “hamilelikte şeker yükleme testi yaptırmayın”.

Ben kim miyim? Dr Suphi Toprak. 1986 dan beri tüm gebelerinde gebelik gizli şekeri arayan ve şeker hastaları olan gebeleri ve gebeliğinde gizli şeker hastası olduğunu saptadığım hastaları tedavi eden bir kadın hastalıkları uzmanıyım. Yaptıklarımın bilimsel doğruluğunun bilimsel yayınlarca desteklenmesinin dışında aldığım sonuçların ve yaşamın kendisinin de beni her zaman doğruladığı bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyım. Bilgi birikimim ve pratik uygulamalarımdan aldığım yetki ile bu konularda sizi aşağıdaki konularda şiddetle ret ediyorum:

  1. BİLİM ADAMI SİZİNKİ GİBİ KESİN CÜMLELER KURMAZ

Bilimsel doğruların kimisi kesin kimisi ise yoruma açıktır. Bir bilimi adamı bildiğini zannettiği doğruların o günkü bilgiler ışığında doğru olduğunu ama bilgiler değiştikçe doğru zannettiği konuların o kadar doğru çıkmayabileceğini bilir. Bu sebeple mütevazı olur. İddialı konuşmaz.

Hâlbuki ki siz şeker yüklemesi alındığında gebenin veya karnındaki bebeğin şeker hastası olacağını kesin iddia eden cümleler söylüyorsunuz.

Bu yaklaşımınız bir bilim insanına yakışmamaktadır.

Bu gün için kesin doğru kabul edebileceğimiz bir bilimsel doğru şudur. ŞEKER YEDİĞİNİZ İÇİN ŞEKER HASTASI OLMAZSINIZ, O ŞEKERİN DAĞITIMINI YAPACAK YETERLİLİKTE İNSÜLİNİNİZ OLMADIĞI İÇİN ŞEKER HASTASI OLURSUNUZ. AMA ŞEKER YİYEREK KENDİNİZİ ŞİŞMANLATIYOR İSENİZ İNSÜLİNDEKİ BU YETİŞEMEME DURUMU DAHA DA KÖTÜLEŞİP SADECE BU SEBEPLE ŞEKER HASTASI HALİNE GELİNEBİLİR.

Bu cümleleri biraz daha açalım. Daha önceleri söylediğim gibi kanımızdaki enerjiye çevrilecek maddelerin kandan alınıp yakılmak üzere hücrelere dağıtımından pankreasta üretilen insülin hormonu sorumludur. İnsülin hormonunun yetişemediği durumlarda kanda dağıtımı yapılamayan bu maddeler, yani esasen şekerler, birikir. Bu durumda kan şekerimiz yükselir. Kandaki şekerinizin dağıtımının yapılamaması sonucunda kanda şeker birikmesine şeker hastalığı denir. Esas olan insülinin yetersizliği, şekerin hücrelere dağıtımına yetişememe durumudur. Bazı hatalı davranışlarınız bu durumu kötüleştirebilir. Bu hatalı davranışlar ve durumların bazıları şişmanlık, hareket azlığı, bazı ilaçların kullanımı ve gebeliktir. Siz gereksiz yere yediğiniz şekerlerle şişmanlıyorsanız ve insülininiz bu durumu idare etmekte zorlanıyorsa aldığınız bu gereksiz kilolar sebebiyle de şekerinizi idare edemeyecek duruma gelebilirsiniz. Yani kilo aldığınız için şeker hastası olabilirsiniz.

Geçen haftaki yazım inanılmaz sayıda kişi tarafından tıklandı. Aslında bunun olacağını tahmin ediyordum. Bu güne kadar çok etkili bir hekimlik yaşantım oldu ve şimdilerde hem hekimliğime devam ediyorum hem de gazete köşem var. Bana göre oldukça açıklayıcı ve etkili yazılar yazıyorum ama Canan Karatay adını yazımda geçirinceye kadar yazılarım bu kadar okunmuyordu. Son yazımı Canan Karatay hakkında yazınca bir anda popüler oluverdim. Gördüğünüz gibi popülerlik yaptıklarınızın kalitesi ile doğrudan bağlantılı bir şey değil. Tabii ki bundan sonra da çok okunursam memnun olacağım ama bunun böyle veya artarak sürmesi adına sansasyonel açıklamalar yapmaktan kaçınacağım.

Yazımı okuyanların birkaçı yorumlarında “ şeker yükleme testi yaptır veya yaptırma “ demediğimi söylemişler. Üzülerek söylemem gerekli ki bunun için biraz sabretmeniz gerekecek. Çünkü ben sizlere ne yapmanız gerektiğini bir cümle ile söylemek yerine bu konuda doğru düşünmenizi sağlayacak temel bilgileri vermeye çalışıyorum. Konu ile ilgili tüm yazılarımın sonuna kadar okuduğunuzda daha iyi anlayacak ve ne yapmanız gerektiği konusunda bir fikir sahibi olacaksınız.

Neyse ben Canan Karatay’a olan itirazlarımı sıralamaya devam edeyim:

2. “YÜKLEME TESTİNDE VERİLEN ŞEKER DOĞRUDAN BEBEĞE GİDER” DEMENİZ YANLIŞTIR

Sizin “şeker yükleme testinde gebeye verilen şeker doğrudan bebeğe gider” dediğinizi kulağım ile duydum. Bu cümleyi duyan insanların neler düşüneceğini hiç düşündünüz mü? Bu cümlenizi dinleyenlerin zihninde” gebelerin içtiği şeker sanki gebenin ağzından bebeğe giden ara bir yol var da oradan doğrudan bebeğe ulaşır” gibi bir anlam çıkıyor. Bunun böyle anlaşılacağını bile bile bu cümleyi kullandınız.  Muhtemelen kullanmaya devam ediyorsunuzdur.   Binlerce, on binlerce kişinin gözünde ağızdan giren şekerin dümdüz bebeğe aktığı bir resim canlanıyor. Toplumun zihninde yanlış bir resim çiziyorsunuz.

Hayır, annenin ağızdan aldığı hiçbir madde doğrudan doğruya bebeğe gitmez. Önce annenin sindirim sistemi içinde yol alır; maddenin cinsine göre annenin sindirim sistemi içinde çeşitli işlemlerden geçtikten sonra temel besin maddelerine dönüştürülerek annenin kanına karışır. Annenin kanında dolaşmakta olan bu temel besin maddelerin bir kısmı plasenta, yani bebeğin eşi, tarafından çekilir ve bebeğe aktarılır.

3. DOĞRU BİLGİ: BEBEK, ANNENİN KANINDA BOL BULDUĞU ŞEKERİ KOLAYCA ÇEKER,  KULLANIR VE BU DURUM BEBEĞİN SAĞLIĞINI BOZAR.

Vermeniz ve toplumun zihnine kazımanız gereken ilk temel mesaj aslında budur.

Sağlıklı bebek annenin kanındaki şekeri kolaylıkla kullanır. Şekeri bol bulursa ihtiyacından fazlasını da kullanır. Bol bulduğu bu şeker sebebi ile aşırı derecede şişmanlayabilir. Gereksiz yere irileşen böyle bir bebek söz konusu ise hem doğum zorlaşır hem de bebeğin şeker düzeni bozulduğu için doğumdan sonra hatta belki tüm yaşamı boyunca sağlık problemleri yaşar. Gerçi halkımız, sağlık sistemimiz(!) ve doktorlarımız el ele verip iri bebeklerin de kolayını (!) buluverdiler. Çoğu insan sezaryen oluyor artık. Bu sebeple iri bebeklere bazı problemlerin bir kısmı da ortaya çıkamıyor. Ne güzel bir çözüm değil mi? Ama sizce doğal ve doğru mu?

Dr Karatay toplum her konuyu en doğru haliyle anlamaya hak sahibidir. “Topluma öyle dersem anlamaz böyle dersem anlar” diyerek bir konuyu olduğundan tamamen farklı bir hale getirmeniz büyük bir hatadır.

Hatırlar mınız? Eski okul kitaplarından birisinde bulutlar çaydanlıktan çıkan su buharı ile oluştuklarını gösteren bir resim vardı. Milyonlarca ilkokul çocuğunun zihnine bu yüzden tamamen hatalı bir bilgi yüklenmişti. Sonra o çocuklar büyüdüler, kimisi o hatalı bilgiyi düzeltemeden, toplumun birer ferdi oldular. Siz de aynen o resimdeki gibi konuyu karikatürize edip toplumun zihninde hatalı bir bilgi yerleştiriyorsunuz. Belki gebelik şekeri konusunda sizin zihninizde de benzer bir hatalı resim var.

Nasıl bulutlar çaydanlıklarımızdan çıkan buhardan değil esasen okyanuslardaki buharlaşmadan oluşuyorlarsa; bebek eğer annesinin kanında aşırı miktarda şeker bulacak ve bu fazlalık şekeri kullanınca sağlığı bozulacak ise bu bizim testte bir defalık verdiğimiz glikozdan değil annenin günler, haftalar boyunca kan şekerini tam düzenleyememesinden olacaktır.

Buraya kadar Dr Canan Karatay’ın “gebelere şeker yüklemesi testi yaptırmayın”, “içtiğiniz şeker doğrudan bebeğe gider”. “şeker yüklemesi yaptırırsanız bebeğiniz şeker hastası olur” ifadelerinin toplumu yanlış bilgilendirdiğini ve yönlendirdiğini anlattım. Canan hanımın farkına varması gereken doğrulardan birisinin bebeğin annesinin kanında şekeri bol bulması durumunda bunu kolayca çekeceği  bu sebeple bebeğin sağlığının bozulabileceği olduğudur. Evet, bu doğruya dikkat edin lütfen çünkü Canan hn bu doğrunun kısmen farkında gözüküyor ama konuyu tamamen hayali bir yaklaşıma, belki de sansasyon olsun diye, sürüklüyor. Şimdi Canan hanımın algılaması gereken önemli başka doğrulardan bahsetmeye devam edeceğim.

4. DOĞRU BİLGİ 2: BEBEĞİN ANNENİN KANINDA ŞEKERİ BOL BULMASI İÇİN ANNENİN ŞEKERİNİ AYARLAYAMIYOR OLMASI GEREKİR.

İşte fark etmeniz gereken önemli bir doğru bilgi daha. Şekerini ayarlayabilen gebenin karnındaki bebek fazladan şeker bulamaz. Bu durum onun içim sorun yaratmaz.

Annenin şekerini ayarlama yeteneği bozuksa veya anne şekerini idare edebilecek iken aşırı yük altına girdiği için şekerini ayarlayamaz hale geldiyse bu durumda annenin kanında fazla miktarda şeker bulunur hale gelebilir. Anne, kanındaki şekeri dokulara taşıyamıyor, bu sebeple kanında bekletiyor olabilir ama bebek sağlıklıdır ve bu şekeri kolayca alır ve kullanır. Annenin kanında şeker çok bol ise bebek de oburluk yapar ihtiyacından çok fazla şekeri kullanır ve şişmanlar. Bu durum ancak annenin kanında şekerin bol bulunması durumunda olur.

5. DOĞRU BİLGİ 3: GEBELİK ÖNCESİ ŞEKERİNİ AYARLAYABİLEN BAZI GEBELER GEBELİĞİN YÜKÜ ALTINA GİRDİKLERİNDE ŞEKERİNİ AYARLAYAMAZ HALE GELEBİLİRLER

Bazı gebeler gebelik öncesi de şekerini ayarlayamıyor ancak farkında değil olabilirler. Bazı gebeler de gebelik öncesi şekerini ayarlayabiliyor olmalarına rağmen gebeliğin yükünden dolayını gebelikte şekerini ayarlayamaz hale gelebilirler.

Gebelik kadının vücudunda önemli değişiklikler yapar. Bu değişikliklerden birisi şekeri ayarlayan hormon olan insülinin üretiminin ve kalitesinin etkilenmesidir. Gebelerde insülin artar ama insülinin becerikliliği azalır. İnsülinin becerikliliğinin azalması gebeliğin ikinci yarısında belirginleşir. İnsülini çok beceriksiz kalan veya bu insülinin yetişebileceğinden daha fazla şeker yükü altına giren bazı gebeler kandaki şekeri dokulara dağıtamaz ve kan fazla miktarda şekeri bulundurmaya başlarlar.

6. DOĞRU BİLGİ 4: ŞEKERİNİ AYARLAYAMAYAN GEBELERİ SAPTARSAK O GEBENİN KARNINDAKİ BEBEĞİN ETKİLENMESİNİ ENGELLEYEBİLİRİZ

Kan şekeri yüksek giden gebeleri saptar ve bu durumu engellersek bebeğin etkilenmesini engelleriz. Bu kadar basittir. Annenin kan şekeri ayarlanır ise gerçekten hiç sorun kalmaz.

Kan şekeri belirgin yükselen insanlar belirti verirler. Bu belirtiler fark edilir ise teşhis kolaydır. Ama kan şekeri hafifçe yükselen insanlar belirti vermezler. Belirti vermedikleri için bu duruma “gizli şeker” diyenler de vardır.  Kan şekeri hafifçe yüksek giden gebeleri bulmak için özel bir tarama testi yapmak gerekir.

DOĞRULARIN ÖZETİ: BAZI GEBELER GEBELİKLERİ SIRASINDA ŞEKERİNİ AYARLAYAMAZ HALE GELEBİLİRLER. KAN ŞEKERİ AYARLAYAMAYAN GEBELERİN KARNINDAKİ BEBEKLER ANNESİNİN KANINDA BOL BULUNAN ŞEKERİ ÇOK KOLAYCA ÇEKER VE BOZACAK KADAR ŞİŞMANLAYABİLİR. GEBELERİN İÇİNDE KAN ŞEKERİNİ AYARLAYAMAYANLARIN BULUNUP KAN ŞEKERLERİNİN YÜKSEK GİTMESİNİN ENGELLENMESİ BEBEĞİN ETKİLENMESİNİ ENGELLER.

Geçen hafta gebelerde şeker ile ilgili temel tıbbi doğruları özetlemiştim. Bu özeti tekrar ederek başlayacağım. Bence bu doğruları fark etmeniz ve söylemlerinizi buna uygun hale getirmeniz uygun olacaktır.

a) Bazı gebeler, aslında normal yaşamda idare edebiliyorlarken, gebelikleri sırasında şekerini ayarlayamaz hale gelebilirler.

b) Kan şekerini ayarlayamayan gebelerin karnındaki bebekler annesinin kanında bol bulunan şekeri kolayca çeker ve sağlıklarını bozacak kadar şişmanlayabilirler.

c) Gebelerin içinde kan şekerini ayarlayamayanların bulunup kan şekerlerinin yüksek gitmesinin engellenmesi bebeğin şekerden olumsuz etkilenmesini engeller.

Yukarıdaki “a” “b” ve “c” diye yazdığım üç maddeyi lütfen anlamaya çalışın. GEBELİKLERİNDE KAN ŞEKERİ YÜKSEK GİDECEK GEBELERİ BEBEK ETKİLENMEDEN ÖNCE BULMAK ZORUNDAYIZ. Bu bilgi bugün için kesin bir bilimsel doğrudur ve ilerleyen yüzyıllarda bile değişecek gibi gözükmemektedir.

Hangi gebelerin kan şekerinin yüksek gideceğinin saptanması ve gebelerin kan şekerinin yüksek gitmesinin engellenmesi için yapılacak olan yöntemler, uygulamalar değişebilir.  Gelecekte belki yaşam tarzı değişmeleri sonucunda gebelerde kan şekerinin yüksek gitmesi oranı daha da azalabilir.

1987 den bu güne kadar arasında tüm gebelerimin kan şekerlerini kontrol ettim. Bana göre kan şekeri yüksek giden gebe oranı son on yılda azalmaktadır7.

KAN ŞEKERİ YÜKSEK GİDECEK GEBELERİ NASIL SAPTAYABİLİRİZ

İşte bu aşamada bilimsel doğru tek değildir. BEN 1987 DEN BERİ TÜM GEBELERİNİ 50 GR GLİKOZ İÇİRİP SONRASINDA 1. SAATTE TEK DEFA KAN ŞEKERİ ÖLÇÜMÜ İLE TAKİP EDİYORUM.

Bu yaklaşımımda çoğu zaman o kadar yalnız oldum ki laboratuarlara testin uygulanmasını çoğu zaman tarif etmek zorunda kaldım.

Yöntemim nedir? Mümkünse öğle yemeği saatinde gebe henüz yemek yemeden 50 gr glikoz içirtiyorum ve 60 dk sonra tek defa kan şekeri baktırıyorum.

Bunu gebeliğin yükünün arttığı dönemin başında yapıyorum. Erken yaparsam yanlış teşhis koyabilirim. Geç yaparsam aradan geçen zamanda bebek çoktan etkilenmiş olabilir. Hiç yapmazsam ancak bebek etkilendikten sonra kuşku duymaya başlar ve teşhisi çok geç koyarım.

75 gr veya 100 gr glikoz yükleyenler ve birden fazla kez şeker ölçümü yapanlar ad vardır.

8. ŞEKER YÜKLEME TESTLERİNDE İÇİRİLEN ŞEKER MİKTARLARI ÇOK AŞIRI MIDIR?

Hayır, kesinlikle çok aşırı değildir.

Yükleme testlerinde verilen şekerler günlük yediğimiz yemeklerle, tatlılarla alınabilecek çeşitli şeker yüklerinin bir benzeridir. Glikoz miktarı sabitlemek için kullanılırlar. Yediğimiz yemeklerin, tatlıların imalatında kullanılan şeker ve yağ miktarı değişken olabilir. Ama yükleme testinde verdiğimiz yükün her zaman aynı olması gereklidir ki bu yolla elde ettiğimiz bilgiler karşılaştırılabilsin. Glikozun tercih edilmesinin sebebi ise hem kolay bulunması, ucuzluğu hem de kana kolayca ve hızlı bir şekilde geçebilmesidir.

YÜKLEME TESTLERİNDE VERİLEN ŞEKER MİKTARLARI GÜNLÜK YAŞAMIMIZDA YEDİKLERİMİZ VE İÇTİKLERİMİZLE ALABİLECEĞİMİZ  MİKTARDADIR YANİ ÇOK AŞIRI DEĞİLDİR.

Süreli bir yayında devamlı yazı yazmak ne zormuş. Normalde her pazar yazımı tamamlamış oluyorum. Bu hafta yetişemedim. Uyku tutmadı iyi mi? Şu an sabahın dördü kalktım ve bu haftaki yazımı yazmaya uğraşıyorum.

Evet, saygıdeğer Dr Karatay; umarım gebelik şekeri kafanızda şekillenmeye başlamıştır.

Çok kısa özetleyeyim: Bazı gebelerin normalde böyle bir sorunu olmamasına rağmen gebelikleri sırasında kan şekerlerini ayarlayamama söz konusu olabilir. Bu sorun hafif olduğu için çoğunlukla belirti vermeyecek ancak bebeği etkileyecektir. Bebeğin etkilenmesinin önüne geçilebilmesi için kan şekerini ayarlayabilmede sorun yaşayabilecek gebelerin en başında saptanması gereklidir. Bu saptamayı yapabilmek için gebeyi bir yük altına sokup ne yapacağını izlemek gereklidir. Bu yükün kolay ve etkili bir şekilde standardize edilebilmesi için glikoz kullanılmaktadır.

HATALI UYGULAMALARIN AKLINIZI KARIŞTIRDIĞI ANLAŞILMAKTADIR.

  1. Gebelerin şeker düzeni hakkında hatalı bilgiler yaygındır. Kan şekerini ayarlayan, şekeri kandan alıp hücrelere götüren hormon olan insülinin miktarı gebeliğin her döneminde artmaktadır. Bir televizyon programında bir kadın hastalıkları uzmanının böyle söylediğini söylemiştiniz. Evet, böyledir ama bu kadarını söylersek yanlış olur. Gebelerde insülin artar ama bu insülinin becerikliliği gebeliğin çeşitli dönemlerde başka başkadır. İlk 3 ayda hem insülin hem de insülinin beceriksizliği hafiftir o yüzden bu dönemde gebe gebelik öncesi ne durumda ise benzer bir durumdadır. İkinci üç ayda insülinin artışı insülinin beceriksizliğinden fazladır. O sebeple gebenin kan şekeri kolayca düşer ve sık sık acıkır. Bu acıkmalara şuursuzca tepki veren gebe aşırı kilo alabilir. Üçüncü üç ayın başlangıcı ile beraber insülinin beceriksizliği ön plana çıkar. İşte bu aşamada kimi gebeler şekerini ayarlayamaz hale gelebilirler.
  2. Şeker yükleme testleri birçok zaman gebeliğin yanlış haftalarında yapılmaktadır. Gebeliğin başında şeker yükleme testi gebelik öncesinden sorunu olabilecek az sayıda gebeyi saptamak için yapılır. Gebeliğin ortalarında çok nadir vakalar hariç şeker yükleme testi yapılmaz. Gebeliğin 26. Haftası dolayında ise tüm gebelere şeker yükleme testleri yapılması uygundur.
  3. Şeker yükleme testleri gebeyi zora sokacak yöntemlerle yapılmaktadır. Unutulmamalıdır ki yapılmaya çalışılan tüm toplumun içinden az sayıda riskli vakayı seçmektir. Bu yaklaşıma biz “tarama testi” demekteyiz. Tarama testleri hedef kitlenin tamamına uygulanırlar ve az sayıda vaka riskli olarak seçilir. Bu yaklaşım basit, kolayca uygulanabilir ve kitleyi zora sokucu olmamalıdır. Riskli olarak seçilen vakalar içinde de doğal olarak sorun yaşamayacak olanlar da olacaktır. Bunlar daha kapsamlı incelemeler ile ayıklanır ve gerçekten sorun yaşayacak az sayıda gebe saptanarak tedavi edilir. Ben takibimdeki gebelerde 50 gr glikoz içirildikten sonra 60 ıncı dakikada bir kez kan alarak tarama yapıyorum.
  4. Testlerde riskli olarak ayrılan gebelere hasta muamelesi yapılmaktadır. Unutulmamalıdır ki gebelik bir hastalık değildir. Şekerini ayarlayamayan bir gebe artık hasta olarak kabul edilebilir ama biz yine de onu gerçek yaşamında tutmak zorundayız. Çoğunlukla yapılan aşırı yapılan testler ve tedaviler gebeyi zora sokmaktadır. Örneğin hastaneye yatırılan bir gebe evde nasıl davranacağını bilememektedir. Ben kan şekerini ayarlayamayan gebelerimi gerçek yaşamlarında takip ediyorum. İnsülin başladıklarımda bile gebelerimi gerçek yaşamlarında tuttum ama son yıllarda insülin başladıklarımın sayısı çok azaldı. Aylarca hastanede yatırılmış ve insülin iğnesine bile artık tamamen duyarsız olduğu düşünülen hastanın gebeliğinde şekerinin ayarlanmasının daha zor olması ve insülin dozlarının artması beklenirken benim takibimde insülin ihtiyacının önemli oranlarda azaldığını gördüğüm gebelerim var. Bence bunun tek açıklaması her gebeye özel kişisel tedavi ayarlamalarının yapılmaması, basmakalıp şemalara bağlı kalınmasıdır.

ÖZETLE ŞEKERİ AYARLAMA SORUNU ERKEN SAPTANMALIDIR VE BU YOLLA ŞEKERİ DÜZGÜN AYARLANAN GEBEDE HİÇBİR EK GEBELİK SORUNU OLMAMAKTADIR. Ben bunu böyle gözlemliyorum.

Umarım konu artık kafanızda şekillenmiştir. Bir itirazınız ve sorunuz olursa beklerim.

Saygılarımla

Dr Suphi Toprak

 

Soru 302:

N.Ç. 23 Ekim 2011 16:00 Pazar: Merhaba hocam. Ben 5 haftalık hamileyken kahverengi kanamam olu doktora gittim değer 637 cıktı düşebilirde devamda edebilir dedi ve bana Protestan hapını verdi. 10gün sonra gittiğimde ise 337 geriledi 1 hafta sonra 198 e düştü. Kanamam olmadı ve kendisi düşer kürtaja gerek yok dedi kurtulma ihtimali olabilir mi acaba şimdiden teşekkür ediyorum..
Cevap: Üzülerek söylemem gerekli ki acil yanıt vererek doktorunuzun rölünü üstlenme amacım yok. Ama elim erdi hemen yanıtladım. Doktorunuzun dedikleri
tutarlı Tahlil hatası durumu dışında bir ümit yok. Progestanın kesilmesi belki kanamayı davet edebilir.

Soru 301:

F.Ö. 27 Ekim 2011 : Merhaba doktor bey, Durumumu şöyle özetlemek istiyorum: ben bundan 3 yıl önce doktora gittiğimde bana siğillerin var demişti.ama hiç bir tedavi uygulamamıştı.iğrenerek bakmıştı resmen.ben o zamana kadar ne demek olduğunu bile bilmiyordum. araştırarak öğrendim ve o günden sonra bir daha doktora gidemedim korkumdan. hala da çok korkuyorum.bir arkadaşımda da var ve onun anlattığına göre epey yayılmış halde karnıbahar görünümündeymiş ve acı veriyormuş. ben içerde bakınca görüyorum,ama öyle değil. bana hiç acı vermiyor ve küçücük üçgen gibi parçalar var sanki ve dıştan bakıldıgında görünmüyor. çok korkuyorum kötü bir şey olmasından ve önceki doktordan gördüğüm muameleyi görmekten. bunun yanı sıra sık sık mantar sorunu yaşıyorum, kaşıntım oluyor. ve bir süre önce de idrar yolları iltihabı tedavisi gördüm. şimdi de kahverengi gibi kana benzer akıntı geliyor. ben ilk idrar yolu iltihabı için test yaptırdıgımda hatta idrarımda kan oldugunu farketmiştim. ama şu an karıştırıyorum acaba o kana benzer şey vajınadan mı geliyordu diye. cinsellikten soğudum kötü düşünmekten. ne olur bana biraz akıl verin, yol yordam gösterin. ben nasıl nerden başlayım bu işe. maddi olarak da özele gidemiyorum. acaba bu idrar yolu sorunlarının, akıntıların ve mantarın siğille ne kadar ilgisi vardır? ve ben ne yapmalıyım? şu dönem benim için zor ve özel doktora ayıracak bütçem yok. sizin tanıdıgınız güvendiğiniz bir uzman bana önerebilir misiniz benim şartlarıma göre. istanbul kadıköyde yaşıyorum. ilginiz için şimdiden teşekkürler. kolaylıklar diliyorum.
Cevap: İlk bakışta çok kapsamlı bir soru sormuşssunuz gibi gözükse de sorunuzun yanıtı çok çok kolay. Mutlaka muayene olmalısınız . Anlllatııklarınız ile bir yorum yapılması olanaksız. Siğiller hemen hemen her zaman görülebilir yerlerde olur. Siz nonları tam tanımlayamadığınıza göre bir uzmanın muayenesi gerekli. Mantar ile siğillerin ilgisi olmaz ama diğer şikayetleriniz akraba olabilir.

Soru 300:

Z.H. 26 Ekim 2011 19:48 Çarşamba: merhabalar suphi bey. ben yumurtlama dönemimde ilişkiye girdim, aradan 24 saat geçtikten sonra norlevo kullandım.. ilişkiden sonra bir kaç gün içinde adet görmem gerekirken sanırım hapın etkisiyle biraz gecikti 11 ekim’de adet gördüm normal bir şekilde. fakat şimdi göğüslerimde aşırı ağrı var bel ağrısı kabızlık, ve ayriyeten midem bulanıyor vajinal akıntım da arttı. hasta olmama da 11 inden hesaplarsam çok var . neden böyle oluyor hamile kalmış olabilir miyim? lütfen en kısa sürede aydınlatırsanız çok sevinirim.. bu göğüs ağrısı zaten adet olmadan önce vardı adet görünce geçti, şimdi 13 gün sonra tekrar başlamasına anlam veremedim. hamilelik belirtileri yaşıyorum daha önce de hamile kaldım aynı belirtiler doğrultusunda .. bu hap etki etmemiş olabilir mi? en kısa sürede beni aydınlatırsanız çok sevinirm..
Cevap. Bütün bunları kafanızda kurmak yerine bir gebelik testi yapmalısınız.

Soru 299:

R. 26 Ekim 2011 19:53 Çarşamba: iyi gunler hocam. 29 yasimdayim, hic hamilelik gecirmedim, cocuk sahibi olmak istiyorum. nisan 2011 de sol overde kistim olmasi sebebi ile laparaskopi oldum (sol overyan endometrioma eksizyonu) . mayis ve haziran donemlerinde hamile kalamadim. temmuz ayinda adetimin 11. gunu doktoruma yumurtlama tespitine gittim, ultrasonda bakip bana o gun ovitrelle catlama ignesi yazdi (oncesinde kalomen tarzi ilac vermedi) ve ayni gun vurulmami soyledi, fakat o denemede basarisiz oldu. eylul ayinda baska bir doktora gittim, o da kistimin tekrarlamis oldugunu soyledi fakat cok buyuk olmadigini soyledi ve serephone ilaci yazdi adetin 5. gunu baslayip gunde 2 tane almami soyledi ilaclarin bitimindede tekrar kontrol dedi, hocam ilaci kullanip kullanmamakta cok kararsizim, sol overde olan kistin boyutunda bir degisiklik yaparmi. son gittigim doktor esimin sperm hareketliligininde yavas oldugunu fakat sayisinin yeterli oldugunu soyleyip esimede E vitamini recete etti. acaba ben serephoneyi kullanmasammi. esimin kendi ilacini kullanmasi yeterli olurmu. tesekkur ediyorum
Cevap: Ben boyle bir bakıp çatlatıcı iğne verilmesi hakkında hiç olumlu düşünmüyorum. Serophene gebelik için ilk uygulanacak tedavilerden birisidir. Kistin boyutunda büyüme yapabilir ama kesinlikle kullanılmaz diyemem. İlacın kullanımından sonra ne bakılacağını ise tam anlayamadım.
R.hocam size hiper troidim oldugunu yazmayi unuttum. ozur dilerim. tesekkur ederim.
Cevap. Bunun tedavisini olmuyor musunuz Oluyorsanız nasıl ?
R. 26 Ekim 2011 : hocam sorumu yanitsiz birakmadiginiz icin size minnetarim. troid ile ilgili olarak, propycil kullanmistim suan bir problemim yok, yalniz serophene troidi olanlarda problem yaparmi diye tereddut ettim. bu arada ilaci kullanmaya karar verdim, ilaci kullanmasamda kist zaten zamanla buyuyecek diye dusundum. ilac kullanimi bitiminede tekrar ultrasonda yumurtalarin durumuna bakacak diye dusunuyorum. belkide catlatma ignesi verir, bunlarda ileride kanser riski olustururmu diye insanin kafasina takiliyor,tesekkurler.
Cevap: Demek ki şu an hipertiroidinizi yok. Serophene in içinde bulunan klomifen maddesi yumurtlatıcı tedavi olarak nerede ise ilk uygulanacak tedavidir. Ben klomifen tedavisinin üzerine ço düşülmesini yumurta takibi yapılmasını çatlatıcı iğne verilmesini önermem. Bu tedavinin önemsenmeyecek bir tedavi olmasından dolayı değil bu tedavinin üezrinde fazla müdahgalenin pek işe yaramayacak olmasındandır.

Soru 298:

M.O. 25 Ekim 2011 18:49 Salı: hocam ben 15 temmuzda son adetimi gördüm ve agustosta hcg 103 cıktı 4 gün sonra433 ve 2gün sonra 741 cıktı hersey güzeldi kalb atımını duyduk ve 11 haftalık diye kontrole gittimve 7 hafta cıktı. kalbi durmuştu kürtaj oldum patolojide hidropik villus yapıları ve bhcg önerilir yazıyo ilk hafta 111 2. hafta 23 üçünçü hafta 11 ve bugun 3 cıktı ve ayda 1 kontrol dediler ve 6 ay korunmamı söylediler gercekten bu durumda mol gebelikmiyim saygılarımla cevabınızı bekliyorum.
Cevap: Bence doktorunuzu değiştirin. Sizin b-hcg değerleriniz normal seyretmiş. sadece bebeğiniz ölmüş Ölü bebeklerde hidropik villluslar sıkca görülür.
M.O. 29 Ekim 2011 11:48 Cumartesi: hocam cok sagolun cevabınızı alır almaz size cevap yazmadan baska doktora gittim 302 nolu sorum için o doktorda dogru mol gebelik süphesi var 6 ay korun dedi 4 yıl öncede ölmüştü onu belirtmedim ve içerde parca kalmış adetinle atabilirsin cok küçük dedi dogrumu ve 33 gün oldu adet olmadım.ne yapım anlamadım sinirlerim yıprandı iyice ben inat ettim yeniden gebe kalmak için ne yapmalıyım saygılarımla cok teşekkür ederim
Cevap: Patoloji raporunuzun sonuç ve yorum bölümlerini bana yazar mısınız?

Soru 297:

N.Ç. 23 Ekim 2011 16:00 Pazar: Merhaba hocam. Ben 5 haftalık hamileyken kahverengi kanamam olu doktora gittim değer 637 cıktı düşebilirde devamda edebilir dedi ve bana Protestan hapını verdi. 10gün sonra gittiğimde ise 337 geriledi 1 hafta sonra 198 e düştü. Kanamam olmadı ve kendisi düşer kürtaja gerek yok dedi kurtulma ihtimali olabilir mi acaba şimdiden teşekkür ediyorum..
Cevap: Üzülerek söylemem gerekli ki acil yanıt vererek doktorunuzun rölünü üstlenme amacım yok. Ama elim erdi hemen yanıtladım. Doktorunuzun dedikleri tutarlı Tahlil hatası durumu dışında bir ümit yok. Progestanın kesilmesi belki kanamayı davet edebilir.

Soru 296:

U.A. 22 Ekim 2011 20:30 Cumartesi: İyi akşamlar Suphi Bey 8 haftalık bir gebeliğim var. 5 hafta 2 günken kahverengi daha sonra rengi biraz açılan bir kanamam oldu.Ultrasona girdim kese göründü. Etrafında lekelenmeler vardı. Progynex kullanıyorum önce günde 2 ydi,sonra 3 e çıkardılar.Birkaç gün sonra bir daha oldu rapor aldım. 6+2 günlük olunca kalp atışlarını duyduk.Ama risk hala vardı.1 hafta kadar sorun olmadı.7+3 günlükken ultrasonda %20 lekelenme göründü.Bebeğin boyu 11mm idi.Öğretmenim 25 km bir yol gidiyorum. Okuldan gelince hemen yatıyorum evde iş yapmıyorum.4-5 günden beri okuldan dönmeme yakın veya döndüğümde akıntımın renginin değişmiş olduğunu görüyorum. Yatıp dinlenince akşam normale dönüyor. Bu normal bir durum mu? Bebeğin sağlığında bir sorun olduğu anlamına gelmez değil mi? 3. ayın sonunda kanama biter mi? Rapor almalı mıyım? Şimdiden çok teşekkür ederim.

Cevap: Oldukça uzun yanıtlanması gereken sorular sormuşsunuz. Ultrasonda görüldüğün söylediklerinizin ve aldığınız tedbirlerin çok anlamlı olduğunu düşünmeyin. Belki bunlar hiç bir yaramayan yaklaşımlar. Bence öncelikle huzurunuza bakın. Aşırı tedbirlilik içindesiniz. Gereken kadar tedbir alın ve mutlu ve huzurlu yaşayın. Gerisi olacağına varacaktır. Doktorunuzun yaklaşımlarının da kaygılarınızı arttıracak şekilde olduğunu düşünüyorum.

soru 295:

G.U. 22 Ekim 2011 17:30 Cumartesi : merhaba hocam doktora normal muane icingttim gebe olabilecemi soledi ve kantahlili yaptırdı deger 62 cıktı gebe oldumuyanlız bu degerın cok dusuk bı deger oldunu 5 gun sonra tekrar bı kan tahlılı ıstedı kanama var mı dıe sordu o an yoktu 4 saat gectıktan sonra pembe bıseyler geldı eczaneden test aldım ve megatıf cıkıyo acaba gebelım devam edıyomu hocam 62 degerı cok mu dusuk bı deger ılgınız ıcın cok tesekkur ler sımdıden
Cevap: Doktorunuz sıze dogru bir yol çizmiş. Gereksiz yere gebelik testi yapmışssınız. Kaygılarınız var. Siz herşeyi öğrenmek istiyorsunuz Bu da olabilir ama bunun için sizinle yüz yüze bir yarım saat kadar konuşmamız gerekli. İsterseniz muayeneye gelin. Muayenenizi yapalım ve tüm sonuçlarını konuşalım.